Try right click.

24 Temmuz 2008 Perşembe

Gecmis Olsun

Sevgili Yapincak,


cok cok gecmis olsun. Saglikla aramiza dondun; herseyden once kizina kavustun. Umarim bu, son ayriliginiz olur, bu son uzuntu olur...

Seni ve guzel kizini kucakliyorum.

Sevgiler
Esra

17 Temmuz 2008 Perşembe

Benim gunum...

17 Temmuz, benim gunum... :-) Benim dogumgunum...

Annem ve babam Alanya'da tatildelerken gelmeye karar vermisim seneler once. Aslinda bir aile gelenegi sanirim tatilde dogmak.

Bu sene dogumgunum digerlerine gore cok daha ilgincti. Dunyanin dort bir yanindan dostlar, sagolsunlar, hatirladilar... Gozlerimi yasarttilar... Iyi ki varsiniz...

Evet... Bir yas daha buyudum... hm... yaslandim? hm... yok yok buyudum, evet buyudum.

Yeni yasimda kendim icin birsey dilemiyorum. Yeni yilim, kizima tum guzellikleri getirsin diliyorum. Son 3 senedir her sefer 17 Temmuz'da yaptigim gibi...

Herkese tekrar tekrar tesekkurler...

15 Temmuz 2008 Salı

Montessori Materyalleri - Cekmeceli Sureklilik Kutusu

Sevgili Ozgur (Keo's Zone), 8 aylik kizi icin evinde Montessori Materyallerinden birini uretmis. Cok hosuma gitti. Materyalin asli ahsap olsa da bu hali de bence cocuklar icin harika. Kucuk cocuklari olanlar ilgilenirse, iste adresi:
Keo's Zone

12 Temmuz 2008 Cumartesi

5

Kac hafta oldu yazmayali...

Oncelikle bu sayfaya ugrayip okuyan, yorum birakan, mail atan ve hatta telefon acan tum dostlara tesekkurler... Biz, iyiyiz, lutfen merak etmeyin. Sadece Istanbul'da sanki hayat diger yerlerden daha hizli akiyor; ben yetisemiyorum.

Guzel bir vesile ile geri dondum...
......................

Esra hanim, kuafor geldi, nerde beklesin?

Esra hanim, fotografcilar geldi, hazirliklari da cekecekler...

Esra hanim, aynaya bakin. Poz vermeyin, makyaj yapilirken dogal halinizi cekecegiz.

Esra, Esra, yazdin mi xxx ismini de? Soz verdim, unutma...

Esra hanim sampanyayi acayim mi?

Selin nerde? Raphael nerde? xxx nerde? zzz nerde? nerde? nerde? nerde?

Telefon nerde?

Fotografci nerde?

Esra, iyi misin? Yuzun bembeyaz olmus. Hadi al su konyak kadehini, dogru asagiya... xxx de seninle gelsin, gez bakalim nasil olmus hazirliklar.

Esra, bak kim geldi?

Konuklar gelmeye basladi mi?

Tam 5 sene oldu, sevgilim... Sana evet diyeli... Seninle el ele hayat yoluna cikali... O gun otelde yanimda onlarca kisinin yardimi ile hazirlanirken, tum bir senenin sonsuz hazirligi ne kadar da manasiz gelmisti bir anda. Tum cicekler, tum isiklar, tum tuller, tum konuklar... Gerekli olan bir sendin bir ben... Bir de evet. Hayatimin en parlak gunuydu, hic suphesiz. Mukemmelden de ote. Gecenin sonsuzlugunda ucup giden parlak balonlar, elimde sampanya, karsimda en sevdiklerim ve yanimda sen... Bulutlarin ustunde kanat cirpan asil bendim...

Bes sene sonra... Bugun... Yani basimdaki dunyanin en guzel varligi ile sana kalbimdeki tum sevgiyi gonderiyorum...

Sen, ben ve kizimiz...

Nice senelere sevgilim...

Je t'aime...

20 Haziran 2008 Cuma

Ozur...

Bir sure aranizda olamayacagim. Ozurlerimi belirtir sevgilerimi yollarim...
Esra

18 Haziran 2008 Çarşamba

Pazar'imizin Yazisi...

Sevgili Yapincak'in Pazar gunu verdigi ve harika bir Pazar gecirmemize sebep olan guzel resitali ve guzel ailesi icin yazilmis guzel bir yazi... Radikal Gazetesinde...

Buyrun okuyun...


Archi*Sugar

16 Haziran 2008 Pazartesi

Harika Bir Pazar

Mukemmel bir pazar gununun tarifi nedir? Hele o gun Babalar Gunu ise...

Asagidaki karisim, inanin en guzeli...

Sevgili Yapincak'in daveti + guzel bir hava + Buyuk Ada + vapur + fayton + denize kusbakisi bir manzara + guleryuzlu harika insanlar + tatli sohbetler + guzel cocuklar + barok muzik + piyano + arkasindan bir kadeh sarap...

Yapincak harika bir piyanist... Piyanosunun tinilari iyi bir de ses ile birlesince, kulaklarimiza muzigin buyusu kondu... Tekrardan guzel davetin icin cok tesekkurler...

Radikal gazetesinde bu resital ve mekan ile ilgili cikan yazi: Radikal Gazetesi

Sehirden uzaklasirken...


14 Haziran 2008 Cumartesi

Istanbul izlenimleri...

Kisa... kisa...

* Cok sehir gordum, Istanbul kadar dinamigini gormedim...

Daha sadece 6 ay oldu ondan ayrilali ama sanki bir baska sehirdeyim. Yeni mekanlar, yeni yollar, yeni insanlar... Eskileri gitmis, yenileri gelmis. Bu sehir boylesine dinamik bir degisim yasarken nasil oluyor da ozunu hic kaybetmiyor? Nasil oluyor da Istanbul, hep -o- Istanbul?

* Ilk goze batan, her trafik isigina yerlestirilmis olan radarlar. Daha 6 ay once tum Istanbul'da 2 tane varken, simdi adim basinda bir radar var. Cok iyi etmisler, gec bile kalinmisti bence. Ama umarim bu isten hic yoktan birileri zengin olmamistir.

* Bir daha Istanbul trafigini ozledigimi soylersem, biri beni durtsun! Yok! Ozlememisim! Hatta en ozlemedigim yaniymis trafik, bu sehrin. 10 gundur Istanbul'dayim, daha zamaninda hicbir yere yetisemedim. Gunde bir isten fazla yapamadim. Nereye gidersem gideyim tum gunum yolda geciyor. Ufff...

* Yeni yeni modalar cikmis. Sanirim birsey tutulup populer olunca herkes ve hersey onun aynisini yapiyor bu sehirde. Herseyi cok cabuk tuketmeye basladik sanirim. Bazi seyler, bir var - bir yok. Varken herkes pesinde, yokken ismi duyulmuyor.

* Isvicre-Turkiye maci bizim icin zorlu gecti. Hangi takimi tutacagimi sasirdim. Bir yanimda esim, bir yanimda babam. :-) Sevindik de sevindigimizi belli edemedik. :-))) Defne, hangi takimi tutardi acaba?

* Cok tatli blog dostlariyla tanisiyorum. Iyi ki varsiniz...

* Esimin donmesine cok az kaldi... Is cok, zaman yok!

* Evet, Istanbul'un slogani bu olmali sanirim. ZAMAN YOK!

* Ne olursa olsun, cok cok ozlemisim sehrimi, ailemi, arkadaslarimi... Koklerimi burada birakip gittim galiba ben, uzaklara. Yeniden kok salmaya calisiyorum ama buradaki kokum hic solmuyor. Istanbul... Askim...

Archi*Sugar

12 Haziran 2008 Perşembe

Yunanistan'da... Bir zaman once...

Iste bugun, bir zaman once, anneannemle dedem Akdeniz seyahatinden donerken yolda, dunyaya gelmeye karar vermis, Yunanistan'da hem de yolcu gemisinde gozlerini acmissin... Anneannemin Monte Cristo'nun hapsoldugu kaleye tirmanmasi mi yoksa Notre Dame kilisesinin can kulesine cikmasi mi yoksa Misir'in sicagi mi yardimci oldu bilinmez ama senin artik geliyorum dedigin belli...

Iyi ki de gelmissin...

Nice mutlu, saglikli, huzurlu senelere...

Annem!

Kelime Oyunlari: "ZOR"

Kelime oyunlarinda bu haftaki kelime: ZOR. Ancak kural geregi, zor kelimesi yazida gecmemeli, yazi butunuyle zoru anlatmali...
...............................................................


ISIMSIZ...

Dun yaktim yine resimlerini... Tek tek... Hepsini... Acimadim bu sefer hicbirine... Attim alevlere...

Bir de sana yazilan siirleri... Misralarina gizledigim hayalleri... Ozenle saklayip buyuttugum o pembe hayalleri... Ah o hayalleri!

Umutlari da kattim sicakligina. Koparip teker teker gonderdim sonsuzluga...

Yoksaydim bu sefer gozumdeki yaslari... Sel olup aksalar da, ruhumdan tasip bosalsalar da... Aldirmadim onlara... Aldirmamaliyim onlara... Cunku dun gordugumde yine seni, o katran gozleri; anladigimda aci gercegi, baska cozum birakmadin bana. Karsimda varken o manzara.

Sen... Bir baskasiyla...

Yaktim en sonunda ben de dun seni... Tum resimleri... Tum siirleri...

Bir tek su kalp nasil yakilacak, onu cozemedim. Nasil cikar ki ask oradan? Nasil yok edilir ki onunla var olan?

Beceremedim, silemedim! Ne yaparsam yapayim...

Her bir nefesimde...

Oradasin yine... Oradasin iste!

Resimsiz, siirsiz, isimsiz...

Archi*Sugar

11 Haziran 2008 Çarşamba

BEO: "SPOR" - Ozet

"SPOR" aktivitesi yapan bloglar:

Ibrahim Berk
Agaca Bir Tas Attim
Meripoint
Ada Kizim
Hayal Alanim
Kayra ve Deniz
Keo's Zone
Bora ve Ben
Mutlu Cocuklar
Alperen & Asli
Hayati Paylasirken
Archi*Sugar

Ayrica Montessori blogunda yayimlanan bircok aktivite...

Atlanan adres sahipleri lutfen kusura bakmasin. Bana mesaj ya da mail atarsaniz hemen ekleme yapilacaktir.

10 Haziran 2008 Salı

B.E.O. : "SPOR"

Buyuyorum Egleniyorum Ogreniyorum'un gecen haftaki aktivitesi SPOR idi. Tatilde olmamiz nedeniyle spor aktivitemizi bir hafta gecikmeli olarak yayimliyorum.

Aslinda otelde yapilabilecek spor aktivitelerinin cok daha fazla oldugunu dusunerek, spor aktivitemizi Antalya tatilimize denk getirmeye calistim. Dogru yaptigimi da tatil sirasinda gordum. Herseyden once, Defne tatilimiz boyunca bol bol yuzdu. Havuzda yuzmeyi denizde yuzmeye tercih etti. Sanirim bunun en buyuk sebebi deniz suyunun henuz soguk olmasi ve dalgalar. Havuzda saatler gecirdi ve hatta sudan cikmak hic istemedi. Aksamlari dahi kosa kosa havuz kenarina gidip su ile oynadi.


Deniz kenarinda ise suya tas atmaya bayildi. Tam bir spor sayilmasa da kol kaslarinin gelisimi icin faydali oldugu kesin.


Ayrica Defne, Antalya'da bilardo ile tanisti. Once toplari yuvarlamakla yetinse de sevgili Aycobani'ni ve ailesinin oteline gittigimizde istaka ile de toplari yuvarlamayi basardi. :-)


Peki bu futbol sayilir mi? :-)

Bu aktivelerin disinda basketbol ve futbol oynadik. Ne yazik ki o anlara ait fotografimiz yok. Biz spor yaparken cok egleniyoruz, ya siz?

Archi*Sugar
....................................................
Diger bloglarin "SPOR" aktiviteleri:

Ibrahim Berk
Agaca Bir Tas Attim
Meripoint
Ada Kizim
Hayal Alanim
Kayra ve Deniz
Keo's Zone
Bora ve Ben
Mutlu Cocuklar
Alperen & Asli
Hayati Paylasirken

ve tabii ki sifreli oldugu icin adreslerini veremedigim Montessori blogundaki bircok aktivite...

Atlanan adres sahipleri lutfen kusura bakmasin. Bana mesaj ya da mail atarsaniz hemen ekleme yapilacaktir.

08 Haziran 2008 Pazar

Istanbul... Istanbul...

Italya, daglar, Antalya derken simdi de Istanbul'dayiz. Hem de Agustos ortasina kadar...

Ne cok ozleniyor su guzeller guzeli sehir ve icinde barindirdiklari. O da bizi ozlemis olacak ki bizi tum guzelligiyle karsiladi. Bir de su trafik derdi olmasa...

Antalya tatilimiz oldukca guzeldi. Umdugumuzu bulamadigimiz otelimizi saymazsak havanin guzelliginden Defne'nin saatlerce suda yuzmesine, anneannemi gormekten sevgili Aycobani ve ailesi ile gecirdigimiz harika gune kadar oldukca dinlendirici ve guzel bir tatildi. Istanbul'da ise Defne'yi ozlemis bir ev dolusu insan bizi bekliyordu...

Istanbul'da yapacak cok sey, gorulecek cok yer, bulusulacak cok insan var. 2 ay yetecek mi bilemiyorum. Bildigim birsey varsa o da ayrilirken yine buruk bircok kalp olacagi...

Harika resimler, BEO aktiviteleri ve guzel bir tarif ile geliyorum... Az sonra... :-)

02 Haziran 2008 Pazartesi

Archi Antalya'dan Bildiriyor... :-)

Gunes, kum, deniz, havuz... Hah, bir de kebap! hehehe... :-))))

29 Mayıs 2008 Perşembe

Hoscakal Isvicre, Merhaba Turkiye...

12 saat sonra...

28 Mayıs 2008 Çarşamba

Toddler (2-3 yas) icin Evde Montessori

Konu ile ilgili daha onceki yazilarim:

Maria Montessori - Hayati
Montessori'ye Giris
Bebekler icin Evde Montessori
..........................................................................

Ve biz egitimin ogretmenin yaptigi birsey olmadigini, fakat insanlarda kendiliginden gelisen dogal bir surec oldugunu kesvettik... Maria Montessori
And so we discovered that education is not something which the teacher does, but that it is a natural process which develops spontaneously in the human being.”


Toddler donemi cocuklugun 24 ile 36 aylari arasina verilen bir isim. Bu donemde Montessori Egitimi kriterleri kendini gostermeye basliyor. Cocuk, bebeklik doneminden cikip birey olma yolunda ilk adimlari atarken, bu donemde ona yol gostermek, cocuk gelisimi icin cok onemli.

Bu donemde, cocugunuza guvenin. Inanin onlara sans verildiginde kendilerinden beklenmeyecek seyler yapabiliyorlar. Aile hayatina girmesine izin verin, kucuk sorumluluklar yukleyin, neden - sonuc iliskisini anlamasini saglayin ve motor gelisimini destekleyin.

Aslinda "2 yas sendromu" olarak bilinen ben yapicam istegi, tam da Montessori Egitimi'ne uygun bir durumdur. Once yol gosterin, sonra birakin yapsin. Yanlis da yapsa, yapmasina izin verin - tabi tehlikeli olmadigi surece-. Sen kucuksun, yapamazsin sozu bir cocugun gelisimini buyuk olcude engelleyecektir.

Cocugun kendi kendine yapabilecegine inandigi bir vazifede asla ona yardim etmeyin.- Maria Montessori

“Never help a child with a task at which he feels he can succeed.” - Maria Montessori


Bu donem icin hafifletilmis Montessori Materyalleri bulunmaktadir. Bazi orneklerini su adreste gorebilirsiniz.

Daha onceki yazimda belirttigim duzenlenmis cevrede cocuk, duzen kavramini daha iyi anlayacak, siniflandirma, aradigini kolayca bulma, yerini bilme ve isi bitince yerine koyma islemlerini daha kolay yapacaktir. Oyuncaklarini karmasik bir sekilde tek bir kutuya atmayin. Bu, gunumuzde bircok annenin yaptigi buyuk bir hata. Ornegin bir yap-bozun parcalari bir kutunun icinde bambaska oyuncaklarla karisik halde duruyorken cocuk asla o yap-bozla oynamayacaktir. Gunumuzde bir suru oyuncagi var ama oynamiyor sozlerinin en buyuk sebebi, budur. Su linkte goreceginiz cocuk odasi duzenlemesi, Montessori icin cok dogrudur. Aranan herseyin yeri belli, duzenli ve siniflandirilmis...

Montessori Toddler Aktiviteleri: (size yabanci gelen bazi Montessori terimleri olabilir. Zaman icinde asagidakilerin cogu tek tek aciklanacaktir)

Pratik Hayat:
  • Kolay giyinme cerceveleri (buyuk dugmeler, fermuar, cirt cirt, vs)
  • Sunger sikma / sungerle su tasima
  • Yere dokulenleri temizleme
  • Supurmek
  • Ceketini cikartmak / giymek / askiya asmak
  • Giysilerini cikarmak / giymek
  • Islak / kuru kasiklama
  • Damlalikla su tasima, cubuklarla kati tasima
  • Bir kaptan digerine dokme (sivi / kuru)
  • Firca ile yeri temizlemek
  • Muz, peynir kesmek
  • Ellerini yikamak, dislerini fircalamak
  • Burnunu temizlemek
  • Pecete kullanmak
  • Tek basina tuvaleti kullanmak
  • Bir cizgi uzerinde yurumek
  • Bir iskemleyi tasimak
  • Bir haliyi rulo yapmak, ruloyu acmak, yere yaymak
  • Bir tepsiyi dogru sekilde tasimak
  • Kolay yemek yapimina yardim (sebzeleri yikama, ayiklama, soyma, karistirma, sikma, dilimleme, kirma, v.s.)
  • Oyuncaklari siniflandirma, oyuncak secme, oynama ve oyun bitince yerine yerlestirme.
Duyular:
  • Geometrik katilara giris
  • Silindir bloklar
  • Buyuk objeleri siniflandirma
  • Dokulari siniflandirma
  • Sofra malzemelerini (catal, kasik, bicak, vs) siniflandirma
  • Montessori renk kutusu 1
  • Termik tabletler
  • Pembe kule
  • Kokulari tanimaya baslama
  • Sesleri siniflandirma
  • Tatlari tanimaya baslama
Dil:
  • Resim kartlarini siniflandirma
  • Resim kartlarini uc boyutlu halleri ile eslestirme
  • Kelimelerin ilk seslerine gore siniflandirma
  • Ozur dilemek, rica etmek, kibarca istemek
  • "Ben tahmin ediyorum ki" (I Spy) oyunu
Matematik:
  • Objeleri sayma
Biyoloji, bilim, sanat:
  • Baliklari, ordekleri, vs beslemek, bir hayvana bakmak
  • Cicek beslemek
  • Bocekleri siniflandirma
  • Kucuk deneyler (hava, su, buz, vs)
  • Kucuk sanat projeleri (parmak boyalari, tebesir, sulu boya, kuru boya, sungerle boyama, damgalama, v.s.)
  • Renkleri karistirmak
  • Makas kullanmayi ogrenmek
  • Canli / cansiz, hayvan / bitki siniflandirmasi
  • Mevsimleri, gunleri, aylari, ozel gunleri tanima
  • Yaprak, tas, deniz kabugu vs toplama, biriktirme
Archi*Sugar

27 Mayıs 2008 Salı

Thomas Anders Fanclub Party 2009

03.07.07 - Istanbul Ataturk Airport - Thomas Anders & me

The 20th Fanclub Party of Thomas Anders in 2009 will take place on 14th February at the Rhein-Mosel Halle. As for the 20th year celebrations, this show is expected to be a special one.

For further information please visit:
Thomas Anders Official Website
Thomas Anders Online

25 Mayıs 2008 Pazar

Mayis'ta Karli Daglar

Mayis ayinda Turkiye'de cogunuz sicagin tadini cikarirken Isvicre hala kistan ilkbahara gecme sancisi cekiyor. Daglardaki karlar daha yaz aylarina kadar erimeyecek, arada yagmur yagip bizleri usutecek, dolabimizdan kalin hirkalar hic kalkmayacak.

Her sene yaz ve kis aylarinda bir chalet kiralayip daga gideriz. Chalet ahsap dag evlerine verilen isim. Normal apartman dairesi gibi ama tabii ki dag tarzinda dosenmis, tavani ve bazi duvarlari da ahsap kaplama.

Gittigimiz bolge Montreux (Montro)'den sonra Les Portes Du Soleil isimli kayak bolgesi. Bu bolgenin ozelligi hem Isvicre hem Fransa bolgesinde olmasi. Meshur Leman golu (diger adiyla Cenevre golu) yakininda. Leman Golu'nun bir tarafi meshur Geneve (Cenevre), Lausanne (Lozan), Montreux (Montro), Vevey gibi sehirlerle Isvicre'de; diger tarafi ise Evian (evet, meshur Evian suyunun ciktigi ve siselendigi sosyetik sehir) ve Thonon sehirleri ile Fransa'da yer aliyor.

Sis cok fazla oldugundan, resmen goz gozu gormediginden ve bu durum 4 gun surdugunden planladigimiz cogu seyi yapamadik. Ornegin termal banyolara, dagdaki hayvanat bahcesine, iki dagin arasina sikismis bir chantine'e, teleferikle en yuksek tepeye gidemedik ama yine de dinlendik, gezdik ve bol bol oksijen depoladik.

Iste size tatilimizden birkac fotograf:

Chalet'nin balkonundan daglara bakis. Her sabah bu manzaraya uyanmak gercekten cok dinlendirici.

Hircin akarsular

Fransa'da daglarda muhtesem bir manzara

Swiss Vapeur Park'ta ordekleri beslerken


Swiss Vapeur Park'ta mini trenler. Defne bayildi! Ilgilenenler icin websitesi:
http://www.swissvapeur.ch


Bu da havanin acik oldugu tek gunde Isvicre'nin gokyuzu. Yildiz bulutu siz de gordunuz mu?
:-)

En son olarak da kucuk bir surpriz! 3 gun sonra Turkiye'deyiz. :-))))

17 Mayıs 2008 Cumartesi

1 hafta ara...

Askimizin 10. yilini kutlamak icin daga gidiyoruz. Bol bol oksijen alip dinlenecegiz. Haftaya gorusmek uzere...

Sevgiler
Esra

16 Mayıs 2008 Cuma

Kelime Oyunlari: "MASAL" - 2. Yazi

"MASAL" ile ilgili ilk yazim
........................................................

UNUTMAMALIYIM!

Koluna hizla carpan sopayla irkildi. Dalmisti yine. Sabahtan beri dalip dalip gidiyordu. Hatirlamaya calisiyordu her kelimeyi. Unutmamaliydi.

Corbami getir kiz!, dedi koluna vuran sopanin sahibi. 5 senede alismisti bu kadinin her istedigini su egri sopayla emretmesine. Ama bu haldeyken kullanmasaydi bari su sopayi, cok gucune gidiyordu. Yine bir zarar gelecekti karnindakine.

21 yasindaydi daha... 13 nufuslu ailesinden ayrilip kocaya verileli tam 5 sene olmustu. Sevgisiz olsa da ana yaniydi, diye dusundu. Hic okula gitmemis, kucucuk yasindan kardeslerinin annesi olmustu. Anneleri ise onlara hic sevgi gostermemisti. Nasil gosterebilirdi ki. Doyurulmayi bekleyen 12 bogaz, islenmeyi bekleyen bir tarla, ilgi bekleyen bir koca... Annesini bildi bileli hamileydi. Anne, ne olur, yine mi? diye isyan etmislerdi son seferinde. Ne yipranmisti annesi. Daha 45'inde bile yoktu ama 70 yasinda gorunuyordu.

Ben de onun gibi olucam sonunda, diye dusundu. Daha evleneli 5 sene olmustu ama 3 hamilelik, 1 dusuk, 1 dogum yasamisti. Hep bu cadi kadinin yuzunden, diye geveledi agzinda, corbayi atese koyarken. Sancim vardi, dinlemedi, olmaz birsey, dedi. Gitti yavrum yuzunu goremeden!

Bu sefer kocasi dikkat ediyordu ona. En azindan tarlada calistirmiyordu hamile oldugunu anlayali. Aksamlari cadi kadindan da uzak tutuyordu. Bu kadari bile yeterdi ona.

Atesin ustunde kaynamaya baslayan corbayi karistirdi.

Sabah yine sancilanmisti. Daha doguma 4 ay vardi. Haber salinan kocasi kosa kosa gelmisti. Kaptigi gibi sehre goturmustu onu. Gerci delikleri bir turlu yamalanmayan yolda ine kalka giden minibus onu oldukca rahatsiz etmisti ama... yine de degerdi sehre gitmeye.

Ne buyuktu hastane. Hic benzemiyordu koydeki saglik ocagina. Ne isterdim hemsire olmayi diye dusunmustu iceri girerken.

Bugunu asla unutmayacakti. Hastane etkileyiciydi, evet, o baska. Ama onun butun gul hayal aleminde yasamasinin sebebi bambaskaydi...

Isinan corbayi ozenle toprak kaseye bosaltti. Taze ekmekten buyukce bir dilim kesti. Bir bardak da su doldurdu. Hepsini ozenle tepsiye yerlestirip ihtiyac disinda asla yerinden kalkmayan kayinvalidesinin onune birakti. Ayaga kalktiginda yasli kadin corbasini icmeye baslamisti bile.

Bu onu biraz oyalar, dedi. Cocuk da uyuyordu. Firsattan istifade disari cikti. Kocasinin gecen kis yeniledigi ama yine de egri olan tahta kapiyi gicirtiyla iterek kapatti. Tas basamaklara oturdu. Gunes ileride batmak uzereydi. Etrafi saran parlak turuncu isik dusuncelerini daha da derinlestiriyordu.

Unutmamaliyim, dedi. Unutmamaliyim! Oysa ki o kadin, surekli oksuren cocuguyla gelip de bekleme salonunda yanina oturdugunda, ne kadar da siradandi. Bilemezdi kendisini boylesine etkileyecegini.

Evvel zaman icinde, diye baslamisti, kadin.

Evvel zaman icinde, kalbur saman icinde... Uzaaak ulkelerin birinde, guzeller guzeli bir prenses yasarmis
...

Sabah dinlediklerini kelimesi kelimesine yaziyordu aklina.

Unutmamaliyim!


Unutmamaliydi! Unutmayacakti! Her bir cumle, her bir kelime, her bir harf onemliydi. Guzeldi. Essizdi. Hayran olmustu dinlediklerine. Onu uzun zamandir gulumseten tek seydi, bu. Su yasadigi berbat hayattan cekip kurtaran tek dayanak. Hayal etmeyi ogreten tek isik.

Unutmamaliydi.

Unutmayacakti.

Cunku...

Bu, onun kisacik ama dopdolu yasaminda dinledigi ilk ve tek masaldi.
.....................
Archi*Sugar

15 Mayıs 2008 Perşembe

Kelime Oyunlari: "MASAL"

Kelime Oyunlari, daha genislemis ve dallanmis hali ile Oyku Atolyesi'nde varligini devam ettirmektedir. Kelime oyunlari: MASAL
..................................................................


Sen hayatima girdiginden beri senin disinda kalan hersey oylesine anlamsiz, tatsiz, renksiz, oylesine siradan ki... Hayatimda en onemli oldugunu sandigim seyler nasil da onceligini kaybetti, sen gelince. Nasil da kolaylikla ilk sirayi aldin tum listede... Saskinlikla goruyorum ki, daha gormeden bile sevebilirmis insan. Orada oldugunu bilmek yeterliymis iste...

Simdi yanibasinda seni seyrediyorum...

Kapali gozlerinin ardinda, minik gogsunun heyecanla inip kalkisini, nefesinin siklasmasini, sonra rahatlayip sessizce hayal alemine dalisini... Oyle iyi biliyorum ki vucudunun her hareketini, ne hissettigini, ne istedigini
, bir sonraki evreyi...

Su kucucuk hayatinin her gununde yanindaydim. Her ilkini seninle yasadim. Her hareketini ezberledim, kaydettim benligime, yolladim sonsuzluga. Seni benden daha iyi kim taniyabilir ki? Ben, senden daha iyi kimi taniyabilirim ki? Tercumaninim ben, senin. Dunyaya acilan koprun...

Ama yine de o en iyi bildigim ruhta, bana bile gizli kalan derin bir nokta var...

Bir tek, su anini bilemiyorum senin. Heyecanla inip kalkan minik kalbinle, o hayal aleminde hangi renkli maceralar yasiyorsun acaba? Biraz once merakla dinledigin masal mi seni boylesine etkileyen? Guzel prenses mi ruyalarina giren, yoksa buyukanneyi yutan hain kurt mu? Uzayan tahta bir burun mu goruyorsun o en derin alemde? Belki bir kedi, cizmeli olanindan? Ya da bir prens, beyaz atlisindan?
Yoksa bir peri mi sana degnegiyle dokunan? Belki de sadece bir kugu, sessizce goklerde suzulen...

Her neyse seni boylesine etkileyen, umarim yildizlarin en parlagini, gokkusaginin en renklisini, tilsimlarin en sihirlisini getiriyordur yaninda. Ayaklarini havalandirip, ucuruyordur bulutlarda. Sevgi sarkilari fisildayip raks ettiriyordur ufukta.

Uykudasin simdi. Bebeklik uykusunda.

Genclik uykundan uyanip da buyudugunde, gerceklerle tanistiginda, bildigin tum masallarin en guzelinden, en mutlusundan, en safindan, en temizinden, en durusundan, en sevgi dolu olanindan bir hayat yasa... Uzak dursun hain kurt senden; cadinin buyusu hic ugramasin kapina; vermesin kimse o elmayi sana.

O gune vardigimizda, al kuzunu, gel yanima. Okuyayim yine en guzel masali sana. Daya basini omzuma. Bir yanimda kuzum, bir yanimda kuzumun kuzusu...

Fisildayayim karanlikta yine...

Iyi geceler melegim... Tatli ruyalar...

Archi*Sugar

"MASAL" - Ikinci Yazi
...............................
Archi*Sugar'in kelime oyunlari

14 Mayıs 2008 Çarşamba

BEO - "ANNE"

Buyuyorum, Egleniyorum, Ogreniyorum aktivitelerinin bu haftaki konusu ANNE idi. Anneler gunu haftasina denk gelmesi nedeniyle daha da derin bir anlam tasidigi icin konuyu secen sevgili Akin Abi'ye cok tesekkur ediyorum.

Anne ile ilgili aklima birkac fikir geldiyse de bu sefer degisik birsey yapmak istedim. Ve bir gunlugune kizim Defne (2,5 yas) benim annem olsun, ben de onun cocugu olayim dedim. Defnem benim icin yemek pisirsin, beni yikasi, giydirsin ve uyutsun. Yani annesinin ona hergun rutin olarak yaptigi siradan islerin bir kismini bu sefer, o annesi icin yapsin. Tabi belki 6-7 yasindaki bir cocuk icin cok kolay bir aktivite olabilecekken, 2,5 yasindaki bir cocuk icin bu saydiklarim oldukca zor ve kapsamli birer is haline gelebiliyor.

Babamizin da yardimlari ile, dun, ben oturdum, Defnem benim icin calisti.

* Oncelikle 1 kilo bezelyeyi tek tek ayikladi! Yere dusen bir iki taneyi saymazsak oldukca basarili bir calismaydi. Ustelik benim kizim gibi sabirsiz bir cocugu bile tam 1 saat hic kesintisiz oyaladi.


* Sonra, Defnem benim icin pizza pisirdi. Once babasi hamur icin gerekli malzemeleri hazirladi.